Kedilerde Çiğ Beslenme Diyeti

Günümüzde “doğru” kedi beslenmesi konusunda pek çok fikir, bilgi ve yorum bulunur. Böylece, çeşitli perspektiflerle şekillenen araştırmalar sonucunda, kedi sahiplerinin karşısına yüzlerce farklı bilgi çıkar. Bu bilgilerden bazıları kedi maması ile beslenmenin zararlı olduğunu savunurken bazıları da sağlıklı beslenmenin kedi maması çeşitleri ile sağlandığını belirtir. Yine bazı bilgiler, evde hazırlanan kedi yiyeceklerini, bazıları ise yalnızca yaş mama ile beslemeyi savunabilir. Hatta vegan kedi diyetinin kedilere uygulanabileceğini savunanlar bile azınlıkta değildir.
İşte tüm bu beslenme türleri arasında, özellikle son yıllarda popüler olmuş bir başka “tartışmalı” seçenek daha bulunur: Çiğ beslenme… Kedi sahiplerinin mutlaka en az bir kez aklından geçirdiği “Kedimi çiğ etle beslesem mi acaba?” fikri, oldukça yaygın bir hale gelmiştir. Peki ama, kedilerde çiğ beslenme diyeti uygulanmalı mıdır? Gelin, her yönüyle kedilerde çiğ beslenmeyi inceleyelim.
Kedilerde Çiğ Beslenme Nedir?

Sevimli kedi dostlarımız için düşünülen beslenme çeşitlerinden biri olan çiğ beslenme, adı üstünde, kediye verilecek olan et ürünlerinin tamamen çiğ olarak verilmesi gerektiğini savunan bir beslenme türüdür. Bu yapıdan yola çıkarak oluşturulan BARF diyeti de bu beslenme türüyle bağlantılıdır. Çiğ beslenme, kedilerin tükettiği kırmızı et, balık eti, tavuk eti veya sakatatlarının hiçbir pişirme işlemi uygulanmadan kediye sunulması gerektiğini savunur ve bu yalnızca bir seferlik değil, kalıcı bir beslenme türüdür. Yani kedi bir ödül olarak değil, her gün öğün olarak, düzenli bir şekilde çiğ et tüketerek beslenir.
Kedilerde Çiğ Beslenme Hakkında Mitler

Çiğ beslenme son yıllarda kedi sahiplerinin en çok merak ettiği konulardan biri hâline gelmiştir. Özellikle BARF diyeti etrafında şekillenen öneriler, bu beslenme biçiminin “en doğal ve en doğru seçenek” olduğu düşüncesini beraberinde getirir. Ancak her yaygın görüş gibi, çiğ beslenme konusunda da doğru bilinen bazı yanlışlar bulunur. Bu nedenle, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek yerine, konuyu daha gerçekçi bir çerçevede değerlendirmek gerekir. Gelin, çiğ beslenme hakkında en sık karşılaşılan mitlere birlikte bakalım:
Çiğ beslenme “kedinin doğası gereği” en doğru beslenmedir: Yabani hayattaki kediler doğada avlanarak çiğ besin tüketebilirler; bu doğrudur. Ancak ev ortamında yaşayan kedilerin yaşam koşulları, aktivite seviyeleri ve sağlık riskleri doğadakiyle aynı değildir. Doğadaki kedilerin çiğ et yeme zorunluluğu bulunsa da evdeki kediler ne avlanmayı bilirler ne de doğadaki kediler gibi farklı koşullara maruz kalmanın etkisiyle güçlenen bir bağışıklığa sahiplerdir.
Çiğ et güvenlidir; öyle olmasa avlanan tüm yabani kediler ölmüş olurdu: Aslında çiğ et, Salmonella enfeksiyonu ve E. coli enfeksiyonu gibi bakteri riskleri taşır. Hatta bu enfeksiyonlar sadece kediniz için değil, evdeki diğer kişiler için de sağlık riski oluşturabilir; çünkü bunlar bulaşıcıdır. Doğada çiğ et ile beslenen kedilerin ömürleri veya yaşam kalitesi takibi yapılamadığı için onların çiğ et sayesinde tamamen sağlıklı bir ömür sürdüklerini varsaymak yanlış bir yaklaşımdır.
Çiğ etler dondurulunca parazit ve bakteri riski geçer: The Guardian’ın haberine göre veteriner parazitoloji alanında araştırmalar yapan Paul Overgaauw bu konuyla ilgili, parazitlerin donarak zararsız hale gelse de bakterilerde dondurma işleminin bir işe yaramadığını belirtir. Yani çiğ et hala risklidir.
Kediler çiğ beslenince hastalanmaz: Bağışıklık sistemi güçlü olsa bile hiçbir kedi için böyle bir şey söylenemez. Hatta özellikle yavru, yaşlı veya bağışıklığı zayıf kedilerde çiğ etten gelen enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk altında olabilir.
Eti pişirmek besin değerini öldürür: Çoğu kedi sahibi, kedi dostuna pişmiş tavuk, kırmızı et veya balık sunar; ancak bazı kişiler bunun yerine bu etleri çiğ olarak vermesi gerektiğini söyleyebilir. Çünkü onlara göre eti pişirmek, besin değerinin azalmasına neden olur. Bu, aslında oldukça yaygın bir inanıştır, ancak tam olarak doğru değildir. Pişirme işlemi bazı hassas vitaminlerde (özellikle B grubu vitaminler) kısmi kayıplara neden olabilir; fakat yine de pişmiş etin tamamen yararsız olacağı anlamına gelmez. Aksine pişirme, proteinin sindirilebilirliğini artırabilir ve zararlı mikroorganizmaları ortadan kaldırarak besini daha güvenli hâle getirir.
Çiğ beslenme dengelidir ve kedinin tüm besin ihtiyaçlarına uygundur: Kediler etçil canlılar olsalar da, aslında çiğ beslenmedeki en büyük sorunlardan biri besin dengesidir. Çünkü yanlış planlanan bir diyet, vitamin, mineral ve özellikle taurin eksikliklerine yol açabilir. Bu da uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına neden olur.
Gördüğünüz gibi, kedilerde çiğ beslenme diyeti hakkında pek çok doğru sanılan yanlış bilgiler bulunur.
Kedilerde Çiğ Beslenmenin Zararları Nelerdir?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, kedilerde çiğ besleme ilk bakışta kedinin doğasına uygun gibi görünse de aslında bazı ciddi risklere sahiptir. Doğadaki kedilerle kıyaslandığında, ev kedilerinin bağışıklık sistemi ve yaşam koşulları aynı değildir. Bu nedenle çiğ et tüketimi, Salmonella enfeksiyonu ve E. coli enfeksiyonu gibi enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir ve bunlar kediye olduğu kadar kediden evdeki diğer kişilere de bulaşabilir. Ayrıca çiğ etin dondurulması, sanıldığı gibi tüm bakteri ve parazitleri yok etmez.
Beslenme açısından bakıldığında ise en büyük sorun dengesizliktir. Plansız hazırlanan çiğ diyetler, özellikle taurin gibi kediler için hayati öneme sahip besin öğelerinin eksikliğine yol açabilir. İşte tüm bu nedenler yüzünden çiğ beslenme, kediler için riskli bir tercih olabilir.
Ek olarak, işin bir de kedi sahibine dokunan yönü bulunur: Çiğ besleme özellikle uzun vadede oldukça maliyetli ve hijyen konusunda uğraştırıcı olabilir.
Kedilerde Çiğ Beslenme mi Mama mı Daha İyi?

Kedi severleri adeta iki zıt gruba ayıran ve onları oldukça hararetli bir şekilde “savunmaya geçiren” bir başlık ile karşınızdayız: Kediler için çiğ beslenme mi daha iyidir yoksa mama ile beslemek mi?
Öncelikle, her kedi kendine özgü fiziksel özelliklere sahiptir. Mama içeriğindeki bazı içerikler bazı kedilerin bünyesine çok iyi gelirken bazıları da hiç iyi gelmeyebilir. Deneme yanılma yoluyla kedinin uzun süre boyunca tüketebileceği ve sağlıklı olacağı bir mama bulmak mümkündür. Öte yandan, genel hatlarıyla konuşmamız gerekirse, çiğ besleme kedi sağlığı için pek önerilmemektedir. Kedi maması ile besleme ise yıllardır veteriner hekimler, pet beslenme uzmanları ve pek çok kedi sahibi tarafından önerilen ve uygulanan beslenme formudur.
Kaliteli ve sağlıklı kedi mamaları, içeriklerinin büyük kısmını gerçek et proteininden alır. Özellikle dengeli bir şekilde formüle edilmiş ürünler, kedilerin ihtiyaç duyduğu protein, vitamin ve mineral dengesini optimal bir şekilde sunar. Bu da beslenmede oluşabilecek vitamin-mineral eksikliklerini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ayrıca mama ile beslenme, besin güvenliği açısından da daha mantıklıdır. Kedi kuru mamaları özel tekniklerle pişirilip paketlenir ve bu da çiğ et ile kediye bulaşabilecek bakteri-parazit ihtimalini ortadan kaldırır.
Kedi beslenmesinde en doğru yaklaşım, tek bir fikre bağlı kalmak değil, kedinin yaşına, sağlık durumuna ve ihtiyaçlarına göre dengeli bir beslenme planı oluşturmaktır. Bunu yaparken veteriner hekim görüşünün alınması ve kedi özelinde beslenme planı oluşturulması en mantıklı yaklaşımdır.
Kaynak
https://www.petmd.com/cat/nutrition/can-cats-have-raw-food-diet